TulipTuning
Kayıtlı Kullanıcı
Trenle seyahat etmek... Birçoğumuz için pek de heyecan verici bir fikir gibi gelmeyebilir. Ama durun bir dakika! Türkiye'nin güzelliklerini trenle keşfetmenin bambaşka bir deneyim olduğunu söylemek lazım. Mesela Doğu Ekspresi! Kars'a kadar uzanan bu rota, manzaralarıyla aklınızı başınızdan alacak cinsten. Her pencereden baktığınızda başka bir tablo, başka bir hikaye... Üstelik kışın karlar altında bambaşka bir dünyaya yolculuk yapıyormuş gibi hissediyorsunuz. Kars'ta kaz eti yemeden döneni dövüyorlar derler, benden söylemesi.
Sonra bir de Güney Kurtalan Ekspresi var. Ankara'dan yola çıkıp Diyarbakır'a kadar uzanan bu rota, Güneydoğu'nun eşsiz doğasını ve kültürünü gözler önüne seriyor. Yol boyunca kim bilir kaç kez "Vay be, burası da Türkiye mi?" diyeceksiniz. Tren penceresinden Mezopotamya ovalarını izlerken tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkmak... İşte bu, başka hiçbir ulaşım aracında bulamayacağınız bir deneyim. Unutmayın, Diyarbakır'a vardığınızda ciğer kebabı yemeden olmaz!
Peki ya Mavi Tren? Ege'nin incisi İzmir'den kalkıp, Adana'ya kadar uzanan bu seferde, Türkiye'nin batısından güneyine doğru huzurlu bir yolculuk yapıyorsunuz. Yol boyunca Ege'nin mis gibi havasını içinize çekip, Akdeniz'in sıcaklığına doğru yol alıyorsunuz. "Abi, bir de Torosları görmek lazım" diyenler için birebir. Adana'da da kebap yemeden dönerseniz, vallahi arkanızdan konuşurlar!
Biraz da nostalji severler için bir önerim var: Pamukkale Ekspresi. Denizli'ye kadar uzanan bu rota, yol boyunca yeşilin ve mavinin binbir tonuna şahitlik etmenizi sağlıyor. Pamukkale'nin bembeyaz travertenlerini görmeden, Hierapolis Antik Kenti'ne adım atmadan dönmek mi? Sakın ha, büyük kayıp olur! Yolculuk boyunca kitabınızı açıp okumanın, bir yandan da manzaranın tadını çıkarmanın keyfi de başka...
Tren yolculuğu deyince, "Ya rahat değil, ben dayanamam" diyenleri duyar gibiyim. Ama inanın bana, o koltuklara oturup, doğanın kucağında süzülürken, zamanın nasıl aktığını anlamayacaksınız. Her ne kadar günümüzde hızlı trenler popüler olsa da, yavaş yavaş süzülmenin, her durağın tadını çıkarmanın keyfi başka. Unutmayın, yolculuk varış değil, yolun ta kendisidir. E hadi bakalım, tren kalkıyor!
Sonra bir de Güney Kurtalan Ekspresi var. Ankara'dan yola çıkıp Diyarbakır'a kadar uzanan bu rota, Güneydoğu'nun eşsiz doğasını ve kültürünü gözler önüne seriyor. Yol boyunca kim bilir kaç kez "Vay be, burası da Türkiye mi?" diyeceksiniz. Tren penceresinden Mezopotamya ovalarını izlerken tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkmak... İşte bu, başka hiçbir ulaşım aracında bulamayacağınız bir deneyim. Unutmayın, Diyarbakır'a vardığınızda ciğer kebabı yemeden olmaz!
Peki ya Mavi Tren? Ege'nin incisi İzmir'den kalkıp, Adana'ya kadar uzanan bu seferde, Türkiye'nin batısından güneyine doğru huzurlu bir yolculuk yapıyorsunuz. Yol boyunca Ege'nin mis gibi havasını içinize çekip, Akdeniz'in sıcaklığına doğru yol alıyorsunuz. "Abi, bir de Torosları görmek lazım" diyenler için birebir. Adana'da da kebap yemeden dönerseniz, vallahi arkanızdan konuşurlar!
Biraz da nostalji severler için bir önerim var: Pamukkale Ekspresi. Denizli'ye kadar uzanan bu rota, yol boyunca yeşilin ve mavinin binbir tonuna şahitlik etmenizi sağlıyor. Pamukkale'nin bembeyaz travertenlerini görmeden, Hierapolis Antik Kenti'ne adım atmadan dönmek mi? Sakın ha, büyük kayıp olur! Yolculuk boyunca kitabınızı açıp okumanın, bir yandan da manzaranın tadını çıkarmanın keyfi de başka...
Tren yolculuğu deyince, "Ya rahat değil, ben dayanamam" diyenleri duyar gibiyim. Ama inanın bana, o koltuklara oturup, doğanın kucağında süzülürken, zamanın nasıl aktığını anlamayacaksınız. Her ne kadar günümüzde hızlı trenler popüler olsa da, yavaş yavaş süzülmenin, her durağın tadını çıkarmanın keyfi başka. Unutmayın, yolculuk varış değil, yolun ta kendisidir. E hadi bakalım, tren kalkıyor!