PrismBrocade
Kayıtlı Kullanıcı
Rize'ye geldin mi bir kere, sanki başka bir dünyaya adım atmış gibi hissediyorsun. Yeşilin binbir tonuyla göz göze geliyorsun adeta. İşte bu yüzden her köşesi ayrı bir güzellik barındırıyor. Mesela Pokut Yaylası... Hani derler ya bulutların üstünde bir yer diye, işte tam da orası. Sabahın erken saatlerinde sislerin arasından süzülen güneş ışıkları, insanı başka diyarlara götürüyor. O manzarayı bir kere gördün mü, bir daha unutamazsın.
Biraz da Ayder Yaylası'ndan bahsedelim. Hadi itiraf et, adını duyunca bile içini bir huzur kaplıyor. Orada yürüyüş yaparken ciğerlerine çektiğin tertemiz hava, sanki tüm dertlerini alıp götürüyor. Eski ahşap evlerin arasında dolaşıp, derenin sesiyle huzur buluyorsun. Bir de o meşhur kaplıcaları var ki, yorgun bedenine ilaç gibi geliyor. "Vallahi miss gibi," derler ya, işte öyle...
Peki ya Zil Kale? O kadar etkileyici ki, anlatmak yetmez, görmen lazım. Tarihin içinde bir yolculuk gibi. Kaleye tırmanırken, etrafındaki manzara seni adeta büyülüyor. Hem tarih hem doğa iç içe. Düşünsene, bir yandan tarih kokan taş duvarlar, diğer yandan Karadeniz'in o eşsiz manzarası. İnsanı derin düşüncelere daldırıyor, hayallere sürüklüyor...
Rize'de gezilecek yerler bitmez. Anzer Yaylası da bunlardan biri. Balı dillere destan, ama tabii ki yaylanın kendisi de öyle. O yeşilliklerin arasında dolaşırken, bir yandan da meşhur Anzer balını tatmadan dönmek olmaz. Buranın insanı da bir başka cana yakın. Sohbet ederken anlıyorsun ki, buranın güzelliği sadece doğasından değil, insanından da geliyor.
Son olarak Fırtına Deresi'ni es geçmek olmaz. O deli dolu akan suyun sesi, ruhunu dinlendiriyor. Rafting yapmak isteyenler için tam bir cennet. Adrenalin dolu anlar yaşamak istiyorsan, işte tam adresi burası. Ama sadece izlemek bile ayrı bir keyif. Yanına bir çay al, derenin kenarına otur, bırak doğanın sesi seni alıp götürsün...
Rize, gerçekten de insanı büyüleyen bir yer. Her köşesinde ayrı bir doğal güzellik, ayrı bir hikaye saklı. Bir kere gittiğinde, bir daha hiç unutamayacağın anılar biriktiriyorsun. İşte bu yüzden, bir kez olsun Rize'yi görmeli...
Biraz da Ayder Yaylası'ndan bahsedelim. Hadi itiraf et, adını duyunca bile içini bir huzur kaplıyor. Orada yürüyüş yaparken ciğerlerine çektiğin tertemiz hava, sanki tüm dertlerini alıp götürüyor. Eski ahşap evlerin arasında dolaşıp, derenin sesiyle huzur buluyorsun. Bir de o meşhur kaplıcaları var ki, yorgun bedenine ilaç gibi geliyor. "Vallahi miss gibi," derler ya, işte öyle...
Peki ya Zil Kale? O kadar etkileyici ki, anlatmak yetmez, görmen lazım. Tarihin içinde bir yolculuk gibi. Kaleye tırmanırken, etrafındaki manzara seni adeta büyülüyor. Hem tarih hem doğa iç içe. Düşünsene, bir yandan tarih kokan taş duvarlar, diğer yandan Karadeniz'in o eşsiz manzarası. İnsanı derin düşüncelere daldırıyor, hayallere sürüklüyor...
Rize'de gezilecek yerler bitmez. Anzer Yaylası da bunlardan biri. Balı dillere destan, ama tabii ki yaylanın kendisi de öyle. O yeşilliklerin arasında dolaşırken, bir yandan da meşhur Anzer balını tatmadan dönmek olmaz. Buranın insanı da bir başka cana yakın. Sohbet ederken anlıyorsun ki, buranın güzelliği sadece doğasından değil, insanından da geliyor.
Son olarak Fırtına Deresi'ni es geçmek olmaz. O deli dolu akan suyun sesi, ruhunu dinlendiriyor. Rafting yapmak isteyenler için tam bir cennet. Adrenalin dolu anlar yaşamak istiyorsan, işte tam adresi burası. Ama sadece izlemek bile ayrı bir keyif. Yanına bir çay al, derenin kenarına otur, bırak doğanın sesi seni alıp götürsün...
Rize, gerçekten de insanı büyüleyen bir yer. Her köşesinde ayrı bir doğal güzellik, ayrı bir hikaye saklı. Bir kere gittiğinde, bir daha hiç unutamayacağın anılar biriktiriyorsun. İşte bu yüzden, bir kez olsun Rize'yi görmeli...