TulipTuning
Kayıtlı Kullanıcı
Bebekle ilk tatile çıkma fikri, bir yandan içini kıpır kıpır yaparken diğer yandan da korkutabilir insanı. Yani, düşünsenize, bir yanda deniz, kum, güneş üçlüsü, diğer yanda sabaha kadar uyanık tutan o minik sevimli şey. Bir yandan heyecan, diğer yandan "Allah'ım, biz ne yapıyoruz?" dedirten bir karmaşa... İşte tam bu noktada, plan yapmanın önemine vurgu yapmadan geçemeyeceğiz. Ama abartmadan, çünkü tatil planı da bir noktada özgürlüğü kısıtlayabilir, değil mi?
Peki ya hazırlık aşaması? Tüm o minik kıyafetler, biberonlar, bebek arabası derken valiz dolup taşar. Hadi itiraf edelim, bebekle tatil planı yapmak demek, evi taşımak gibi bir şey değil mi? Ama inanın ki, o valizi açıp da deniz kenarında bebeğinizle oyun oynarken her şey bir anda anlam kazanıyor, tüm o yorgunluk uçup gidiyor. Bir de, "Aman, şu da lazım olur" diyerek valize attığınız şeylerin yüzde kaçını gerçekten kullandığınızı bir düşünün...
Uçak mı, araba mı? İşte bu soru bile, karar vermekte zorlanmanıza neden olabilir. Yani, arabada bebeğinizi istediğiniz gibi durdurup mola verebilecekken uçakta işler biraz daha karmaşık değil mi? Ama bir yandan da, uçak yolculuğunun o hızına ve pratikliğine kim hayır diyebilir? Her iki durumda da, bebeğin konforundan ödün vermemek asıl önemli olan.
Ve şimdi de geldiğiniz noktada, o tatil köyüne ayak bastınız. Bebeğinizin kumsalda ilk adımlarını attığını görmek, işte tüm o yorgunluğu unutturan an. Ama yine de, "Ya deniz suyu bebeğimin cildine zarar verirse?" sorusu kafanızı kurcalamıyor değil. Bu yüzden, bebek dostu güneş kremleri, şapkalar ve minik mayo alışverişleri şart.
En zoru da yemek zamanı sanırım. Bebekle dışarıda yemek yemek, o sandığınız kadar romantik olmayabilir. Ama bir yandan da, bebeğinizin yeni tatları keşfetmesi ve sizinle birlikte yemek yemesi, ayrı bir keyif. "Eyvah, acaba bu yiyecek alerji yapar mı?" sorusu her zaman aklınızın bir köşesinde duruyor. Neyse ki, bebekler de bazen "bu ne ya?" diyerek yediklerini yüzlerine gözlerine bulaştırarak sizi güldürmeyi başarıyor.
Son olarak, tatilin en önemli kısmı, yani dinlenmek. Evet, bebekle tatil yaparken dinlenmek biraz hayal gibi gelebilir. Ama denemek bedava! Belki de, bebeğinizin deniz kenarında kumlarla oynarken huzura erdiği o an, sizin de huzur bulduğunuz andır. Unutmayın, tatil sadece güneşlenmek değildir; bazen sadece bir an durup nefes almak ve anın tadını çıkarmaktır.
Peki ya hazırlık aşaması? Tüm o minik kıyafetler, biberonlar, bebek arabası derken valiz dolup taşar. Hadi itiraf edelim, bebekle tatil planı yapmak demek, evi taşımak gibi bir şey değil mi? Ama inanın ki, o valizi açıp da deniz kenarında bebeğinizle oyun oynarken her şey bir anda anlam kazanıyor, tüm o yorgunluk uçup gidiyor. Bir de, "Aman, şu da lazım olur" diyerek valize attığınız şeylerin yüzde kaçını gerçekten kullandığınızı bir düşünün...
Uçak mı, araba mı? İşte bu soru bile, karar vermekte zorlanmanıza neden olabilir. Yani, arabada bebeğinizi istediğiniz gibi durdurup mola verebilecekken uçakta işler biraz daha karmaşık değil mi? Ama bir yandan da, uçak yolculuğunun o hızına ve pratikliğine kim hayır diyebilir? Her iki durumda da, bebeğin konforundan ödün vermemek asıl önemli olan.
Ve şimdi de geldiğiniz noktada, o tatil köyüne ayak bastınız. Bebeğinizin kumsalda ilk adımlarını attığını görmek, işte tüm o yorgunluğu unutturan an. Ama yine de, "Ya deniz suyu bebeğimin cildine zarar verirse?" sorusu kafanızı kurcalamıyor değil. Bu yüzden, bebek dostu güneş kremleri, şapkalar ve minik mayo alışverişleri şart.
En zoru da yemek zamanı sanırım. Bebekle dışarıda yemek yemek, o sandığınız kadar romantik olmayabilir. Ama bir yandan da, bebeğinizin yeni tatları keşfetmesi ve sizinle birlikte yemek yemesi, ayrı bir keyif. "Eyvah, acaba bu yiyecek alerji yapar mı?" sorusu her zaman aklınızın bir köşesinde duruyor. Neyse ki, bebekler de bazen "bu ne ya?" diyerek yediklerini yüzlerine gözlerine bulaştırarak sizi güldürmeyi başarıyor.
Son olarak, tatilin en önemli kısmı, yani dinlenmek. Evet, bebekle tatil yaparken dinlenmek biraz hayal gibi gelebilir. Ama denemek bedava! Belki de, bebeğinizin deniz kenarında kumlarla oynarken huzura erdiği o an, sizin de huzur bulduğunuz andır. Unutmayın, tatil sadece güneşlenmek değildir; bazen sadece bir an durup nefes almak ve anın tadını çıkarmaktır.