IndigoRhythm
Kayıtlı Kullanıcı
Pasaport yenilemek mi? İşin içine girdin mi, bir bakmışsın, işler biraz karışık gibi gelebilir. İlk adım, nüfus müdürlüğüne gitmek. Ama sakın öyle sabahın köründe gitmeye kalkma, çünkü sıra numarası almak mesele. Hatta, belki de en güzeli, önceden bir randevu almak. E, biliyorsun, herkesin bir acele işi var, kimse beklemeyi sevmez abi... Randevu almak için Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün web sitesine bir göz atmak lazım. Oradan hallediyorsun işte.
Neyse, randevuyu aldık diyelim. Şimdi ne lazım? Biyometrik fotoğraf. Aman diyeyim, eski vesikalıklarla gelme sakın. Bu biyometrik fotoğraflar, adeta ayna gibi, her şeyin dört dörtlük gözükmesi lazım. Yoksa görevliler geri çevirir, "Bu olmaz" derler. Bir de üstelik, fotoğrafçılar da bu işin piri olmuş, gidip de en iyisinden çektirsen iyi edersin. Ha bir de, kimlik kartını unutma yanında, onsuz olmaz.
Geldik işin bürokrasi kısmına... Başvuru formu var ya, işte onu güzelce doldurmak gerekiyor. İçinden "Yahu, bu kadar detay niye?" diye geçirebilirsin. Ama işte, düzen böyle. Hepsini bir güzel doldurduktan sonra, parmak izi taraması da var. Orada da bir iki dakikanı alıyorlar, ama sıkma canını. Bu da işin cilvesi...
Vize defteri mi? Evet, o da lazım. Çünkü yenileme yaparken, eski pasaportunun defterini de getirmen gerekiyor. Onu da kaptın mı, tamamdır. Harç ödeme kısmı biraz can sıkıcı olabilir, çünkü miktarlar biraz tuzlu. Ama ne yapalım, devlet baba böyle istiyor. Bankaya gidip ödeme yapıyorsun, sonra dekontu alıp geliyorsun. Bir de tabii ki, bu işlemler sırasında her şeyi eksiksiz yapmak lazım, yoksa geri dönüp durursun.
Son adım ise beklemek. İşte o biraz sabır işi. Pasaportun basılması birkaç gün sürebilir. Ama sonunda eline geçtiğinde, "Oh be, dünya varmış" diyorsun. Pasaport, özgürlüğün anahtarı, değil mi? Hadi bakalım, yeni maceralara yelken açma vakti!
Neyse, randevuyu aldık diyelim. Şimdi ne lazım? Biyometrik fotoğraf. Aman diyeyim, eski vesikalıklarla gelme sakın. Bu biyometrik fotoğraflar, adeta ayna gibi, her şeyin dört dörtlük gözükmesi lazım. Yoksa görevliler geri çevirir, "Bu olmaz" derler. Bir de üstelik, fotoğrafçılar da bu işin piri olmuş, gidip de en iyisinden çektirsen iyi edersin. Ha bir de, kimlik kartını unutma yanında, onsuz olmaz.
Geldik işin bürokrasi kısmına... Başvuru formu var ya, işte onu güzelce doldurmak gerekiyor. İçinden "Yahu, bu kadar detay niye?" diye geçirebilirsin. Ama işte, düzen böyle. Hepsini bir güzel doldurduktan sonra, parmak izi taraması da var. Orada da bir iki dakikanı alıyorlar, ama sıkma canını. Bu da işin cilvesi...
Vize defteri mi? Evet, o da lazım. Çünkü yenileme yaparken, eski pasaportunun defterini de getirmen gerekiyor. Onu da kaptın mı, tamamdır. Harç ödeme kısmı biraz can sıkıcı olabilir, çünkü miktarlar biraz tuzlu. Ama ne yapalım, devlet baba böyle istiyor. Bankaya gidip ödeme yapıyorsun, sonra dekontu alıp geliyorsun. Bir de tabii ki, bu işlemler sırasında her şeyi eksiksiz yapmak lazım, yoksa geri dönüp durursun.
Son adım ise beklemek. İşte o biraz sabır işi. Pasaportun basılması birkaç gün sürebilir. Ama sonunda eline geçtiğinde, "Oh be, dünya varmış" diyorsun. Pasaport, özgürlüğün anahtarı, değil mi? Hadi bakalım, yeni maceralara yelken açma vakti!